geçmiş-etkinlikler

GEÇMİŞ ETKİNLİKLER

Rezervasyon

20

Eylül

2019
Transgresyon

Transgresyon

Club Marvy’nin sanat mekanı Atelier Marvy, 2019 yazındaki son sergisinde sanatçı Kemal Özen’i ‘residency’ programıyla ağırlıyor. ‘Transgresyon’ adlı sergide sanatçının önceki işlerinin yanında Club Marvy bünyesindeki atölyede ürettiği eserleri de sergilenecek.

Detaylar

23

Ağustos

2019
Toplama &  Çıkarma

Toplama & Çıkarma

“Kurgulanmış bir dünyanın içine doğan bizler, gerek zekamız gerekse becerilerimiz ile birbirimizden ya önde olduk ya da geride kaldık, tıpkı kurgulanmış oyunlarda olduğu gibi... Antik dönemden günümüze değin ne oyunlar geldi, sonra da zamana, koşullara yenik düşüp gitti. Bu yok oluşlarla beraber zekamızı başka türlü kullanmak için yönlendirilmeye mi başladık? Zaman dediğimiz kavram tükenmeye, küçülmeye, imgeleştirilmeye mi gidiyor? Nerede o eski çocuk oyunları dediğinizi duyar gibiyim; hem zekanın hem de becerinin devrede olduğu, o güzelim oyunlar.... İşte şimdi hayatımızda bir toplama-çıkarma yapmanın vakti. Kalanlarla minimal dünyalarımızda kendi kurmacalarımızı yarattığımız bir dünyaya merhaba!”

Detaylar

19

Temmuz

2019
Dört Duvar Bir Kapı

Dört Duvar Bir Kapı

“Günümüzde özel alanların çoğalması, kamusal alanların yok edilerek daraltılması bireyi yaşamın zor olan yüzü ile karşı karşıya getirmektedir. Kent kültürünün vazgeçilmez cazibesinden hareketle; birey yaşamını sürdürmek zorunluluğuyla zamanla yarışmak durumundadır. Mekanların ve sosyal alanların kamudan uzaklaştırılarak doğanın tahrip edilmesi, gökdelenlerin yükselerek etrafımızı kuşatması olağan bir durum olarak kabullenilmiştir. Herkesin izlemeye zorlandığı film ve dizilerdeki insanlar gibi tüketime dayalı görsel ve işitsel imajlar, kişileri bu imajlarla bütünleşme çabasına itmektedir. Tüketimin amacına ulaşması, görünürlük olarak rahat ulaşılabilmesi için sahne olarak kullanılan kentler; kendini bulmaya çalışan bireylere benzerken, bireyler de inşa ettikleri kentlere benzemeye başladılar. Böylece kafesleri andıran, geceleri ışıklandırılan, heybetli ve cazibeli hale getirilerek görsel bir şölen olarak sunulan sanal kentler, ışık kirliliğinin yanı sıra yalnızlığın sahnesi olarak kabul edilen bu alanlarda geçen yaşamlar; kent ve bireyin kimliksizleşmesine işaret etmektedir. Dolayısıyla bu durum insana kapı eşiğinden içeri girmeden önce dış dünya ile olan bağını dışarıda bırakma umudunu ya da kapıyı kapatıp dışarıdaki gerçeklerle yüzleşme hallerini, ‘dört duvar’ arasında muhakeme yaparak zamanı geçirmeyi, ‘kendi ile baş başa kalma’, ‘kendini yaşama’ ve ‘insanın kendini bulması’ ihtiyaçlarını yaşatır.”

Detaylar

14

Haziran

2019
"Her Şey Seninle İlgili"

"Her Şey Seninle İlgili"

Resimlerinde kendi bedenini ve yüzünü biçim olarak ele alan Rugül Serbest, “Her Şey Seninle İlgili” sergisinde, ruh ve duygu durumlarını kendi içinde tartışıyor. Bedeni üzerinden hissettiği ruh durumlarını ve düşüncelerini yansıtmaya çalışan Serbest, betimlemek için değil, kavramak ve nüfuz etmek için resmediyor.

Detaylar

14

Haziran

2019
"Sessizlik"

"Sessizlik"

Resimlerinde özellikle, resim, fotoğraf ve sinema arasındaki ilişkiyi inceleyen Mustafa Özbakır, “Sessizlik” isimli solo sergisinde filmlerden seçmiş olduğu sahneleri, kendi ruhsal durumunu, çevresini ve endişelerini yansıtarak sanat yapıtına dönüştürüyor.

Detaylar

3

Mayıs

2019
Cristina Bowerman by Sıtkı Kösemen

Cristina Bowerman by Sıtkı Kösemen

'Cristina Bowerman by Sıtkı Kösemen' isimli proje , hem ünlü şefe merhaba niteliğini taşıyor hem de sanatçı Sıtkı Kösemen yorumuyla Club Marvy doğasının izlerini yansıtıyor. Kösemen bu projeyle Club Marvy'nin görsel gücünün belkide en önemli unsuru olan doğayı kendine özgü bir seçkiyle yorumluyor.

Detaylar

28

Eylül

2018
Yeşili Doldurmak

Yeşili Doldurmak

“2017’de açmış olduğum ‘Yeşili Doldurmak’ sergisinin devamı niteliğinde olan bu sergide, yeni işlerimi de dahil ederek modern insanın yaşam alanlarındaki peyzaj imgelerine odaklanarak, onun doğa ile olan sorunlu ilişkisini çalışmalarımın merkezine alıyorum. Kompozisyonlarımda farklı şehir ve ülkelerde karşılaştırdığım insan üretimi doğa düzenlemelerini yeniden yorumluyorum. Sergide daha önceki serilerimde tanıdık gelebilecek mermer imgelerini barındıran kimi işler de yer alıyor. Doğanın kendi işleyişinden bağımsız olarak, onun insan denetimi ve kullanımı altındaki dönüşümüne dikkat çekmek istedim. Doğaya yaptığımız ağır tahribatla birlikte ona olan ihtiyacımız da her geçen gün artıyor ve bu ihtiyacı ise yapay doğalar inşa ederek karşılamaya çalışıyoruz. Geçmiş peyzaj geleneğinden daha farklı olan bu yeni doğa anlayışı asıl odak noktamı oluşturuyor. Bu yolla kendi yarattığımız yapay doğalarımız içinde güvenlik alanlarımızı yaratmaya çalışıyoruz. Bu manzaralar, kimimizin irkilerek baktığı, kimimizin ise fark etmeden sahiplendiği bir doğa oluşumuna dönüşüyor. Peki gerçekten yarattığımız bu suni doğayla ilişki kurabiliyor muyuz? Onu ne kadar özümsüyoruz? Bu bizi ne kadar güvende tutuyor? Yabani doğa ve bizim onun üzerine yaptığımız şu anki peyzajların arasında nasıl bir bağ kurabiliriz? Biz yeşili nasıl dolduruyoruz, bu temada sormak istediğim temel soruların başında bunlar geliyor…”

Detaylar

28

Eylül

2018
Kim Korkar Koca Bir Yel Değirmeninden?

Kim Korkar Koca Bir Yel Değirmeninden?

“Günümüzde demokrasiyi, barışı, bilimi, sanatı savunmak, iyi yaşam ilkelerini hayata geçirmek büyük cesaret ister hale geldi. Adalet, eşitlik ve özgürlük kavramları, insanlığın vazgeçilmez ve tartışılmaz toplumsal dinamikleri yaşamın her alanında bir zorunluluktur. Bunlara sahip çıkabilmek ise ifade özgürlüğünden yaşam hakkına kadar her şeyi kapsıyordu. Şimdi ise bu ilkeleri talep ediyor olmak, sıradan olabilecek bir durumu sıra dışı hale sokan güce karşıt ve bu ilkeleri arzulayan özneleri de kahramana dönüştüren bir sürece işaret ediyor. Söz gelimi hayvan haklarını savunuyor olmak, bu canlıları uygun koşullarda yaşatabilme arzusu bile sorunlu bir davranış biçiminin örneği olarak algılanır oldu. Tüm bu arzuları içinde taşıyan bireyler, Don Kişot gibi yel değirmenlerine saldıran deliyi andıran, macera peşinde koşan varlıklara dönüştü. Meseleye bu açıdan bakınca bugünün sanatçıları, sanat severleri, artık Don Kişot misali varoluşsal bir gerçeklikle hayata karşı konumlanıyor.”

Detaylar

18

Ağustos

2018
KA Atölye “Herschel'in Gölgesi'”

KA Atölye “Herschel'in Gölgesi'”

Fotoğrafın keşfinden günümüze, ışık ile oluşan görüntüyü kaydedebilmek için sayısız yöntemler geliştirilmiş ve bu yöntemlerin bazıları zaman içerisinde önemini yitirmiş, birçoğu ise fotoğraf endüstrisinin sunduğu yüksek karlı ve oldukça standardize edilmiş seçenekler karşısında tutunamamışlardır. “Alternatif fotoğraf” terimi bugün ticari üretimi olmayan tarihi fotoğraf tekniklerinin büyük bir kısmına verilen bir isimdir. 1960larda alternatif fotoğraf, fotoğraf endüstrisinin tekeline ve sınırlı ürünler üzerine uzmanlaşmasına karşı bir slogan olarak doğmuştur. Alternatif fotoğrafçılık gerek eski gerekse yeni fotoğraf tekniklerini barındıran uçsuz bucaksız bir dünya sunar. Günümüzde birçok fotoğrafçı özgürlük, ilham ve özgünlük arayışıyla 19. yüzyıl fotoğrafının nesnel gerçekliği ile uğraşmayı tercih ediyor. Teknolojiye başkaldırının hala mümkün olması ve bunun sonundaki eşsizlik düşünüldüğünde, Sir John Herschel'in gölgesinin her daim fotoğrafın üzerinde olmasını dilemek kaçınılmaz oluyor. Sergide, Ka Fotoğraf Geliştirme Atölyesi'nde alternatif baskı tekniklerini kullanarak fotoğraf çalışmalarına devam eden dokuz sanatçının işleri yer alıyor.

Detaylar

30

Haziran

2018
Kırık Anlatılar

Kırık Anlatılar

Fotoğraf, video ve performans işleri üreten ve kimlik temsilleri üzerine çalışan sanatçı Özlem Şimşek, görünüşünü makyaj, jestler ve kostümlerle manipüle ederek Osmanlı-Türkiye toplumundan kadınlar olarak tebdil-i kıyafete girer ve kadınlığın/kadınsılığın Türkiye’deki tarihsel ve toplumsal inşaasının ardındaki arzu kategorilerine dair performatif bir araştırma yürütür. “Kırık Anlatılar” Şimşek’in modern Türkiye resminin önemli tablolarındaki kadınların kılığına girdiği “Otoportre Olarak Modern Türkiye Resmi” serisinden işleri barındırıyor.

Detaylar

18

Mayıs

2018
CASANOVA'NIN GÖNÜL DEFTERİ

CASANOVA'NIN GÖNÜL DEFTERİ

ÇAPKIN RESİMLER, LATİF GÖRÜNTÜLER Çok eski geleneği olan bir hal sanatıdır cam altı resim geleneği, camın arka yüzüne ren k renk boyanır defalarca aynı konular, kimi zaman renkli yaldızlı kağıtlara bezenir, camın ön yüzünde görünür hikayeler. Kimi zaman bir 'Şahmaran' olarak, kimi zaman da 'Amentü Gemisi' olarak. Eski dönemlkerde dükkanlarda duvarları süsler uğur getirmesi için, gelinlerin çeyizlerinde yer alır 'Tılsım' olarak. Oysa Mevlüt Akyıldız'ın aynı tekniği kullanarak yapmış olduğu fakat geleneksel konulardan uzak, ironik bir yaklaşımla boyadığı camaltı resimlerinde her seferinde birbirinden farklı hikayeler görünür. Yine bu resimlerde çoğunlukla eski zamanlardan kalma belki de hikayelerini hiç bilmediğimiz, eskimiş yaldızları ile yorgun çerçeveler yeniden hayat bulurlar ve bu eğlenceli resimlere daha farklı bir zenginlik katarlar. Tarihin kaydettiği en bilinen uluslararası çapkın Casanova'nın bizim coğrafyamız ve kültürümüzdeki halleri ve göz koydukları cins-i latifelere davranışları, Mevlut Akyıldız'ın boyadığı, güleriz ağlanacak halimize misali komik ve eğlenceli camaltı resimlerinde ve kağıt üzerine karışık teknik çalışmalarındaki komik bir hikayesidir 'Casanova'nın Gönül Defteri.' 18 Mayıs - 24 Haziran tarihleri arasında Club Marvy'de izleyicilerle ilk kez buluşacak olan Mevlut Akyıldız'ın Casanova'nın Gönül Defteri'nde Casanova Kazım'ın ilan-ı aşk trafiği içinde gönlünü kaptırdığı, abayı yaktığı kadınlara dökmüş olduğu diller, her resmin katman katman anlattığı hikayelerin arasında hoş bir yolculuk bekliyor izleyenleri.

Detaylar

BİZE KATILIN Son haberler, etkinlikler ve özel fiyatlar

Gönder